BİLGİ

Genel Bilgiler

Müracaat Sırasında Gerekli Olan Belgeler

Yazılı Sınav'a Giderken Bulundurmanız Gerekenler

Yazılı Sınav Hakkında

Sürücü Adaylarına Tavsiyeler

İyi Bir Sürüş İçin Tavsiyeler

Uzun Yola Çıkarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Virajlar Hakkında

Sollama Kuralları

Yabancı Ülke Ehliyetlerinin Değiştirilmesi

Kışın Araç Bakımı

Göz Testi

Sınav ve Eğitim Güzergahı

Kayıt İçin Gerekli Belgeler
  • 4 adet biyometrik fotoğraf
  • Kimlik fotokopisi
  • Diploma veya tasdikname aslı
  • Sabıka kaydı
  • Fotoğraflı sağlık raporu
  • İkametgah senedi
  • Ehliyet fotokopisi (varsa)
BELGE SINIFI BELGENİN GEÇERLİ OLDUĞU ARAÇLAR YAŞ SINIRI
A1 MOTORLU BİSİKLET 16
A2 MOTOSİKLET 17
B KAMYONET,OTOMOBİL,MİNİBÜS 18
C KAMYON 22
D ÇEKİCİ 22
E OTOBÜS 22
F LASTİK TEKERLEKLİ TRAKTÖR 18
G İŞ MAKİNESİ 18
H ENGELLİ MOTOSİKLET,OTOMOBİL 17

Sınavlar saat 11:00'da başlar. En geç saat 10:30'da sınavın yapılacağı binada hazır bulunmanız gerekmektedir. Sınav başladıktan sonra gelen hiçbir aday sınava alınmayacaktır.

Sınav günü yanınızda SINAVA GİRİŞ BELGESİ ile birlikte NÜFUS CÜZDANI, PASAPORT veya önceki sertifika türünden EHLİYET bulundurmayı unutmayınız. Ayrıca, kurşun kalem, kalemtraş ve silgi de yanınızda olmalıdır.

Sınavınızın geçerli sayılması, her şeyden önce sınav kurallarına uymanıza bağlıdır.

Cep telefonu ile sınava girmek kesinlikle yasaktır. (Çağrı cihazı, telsiz vb. haberleşme araçları ile cep bilgisayarları, saat fonksiyonu dışında fonksiyonu olan saat vb. her türlü cihaz) Cep telefonu ile sınava giren adayların sınavları geçersiz sayılacaktır.

Teorik sınavda;

  • Trafik ve Çevre Bilgisi dersinden 21 soru,
  • Motor ve Araç Tekniği dersinden 16 soru,
  • İlk Yardım Bilgisi dersinden 13 soru olmak üzere toplam 50 soru sorulacaktır.

Bu sınavın süresi 60 DAKİKADIR. Her ders için geçme notu 100 üzerinden 70'tir.

Bir veya iki dersten başarısız olunduğu takdirde tekrar üç dersten sınava girilmez, sadece başarısız olunan dersten sınava girilir.

Toplam beş kez sınava girme hakkı vardır. Sınavda verdiğiniz yanlış cevaplar doğru cevaplarınızı etkilemez.

Trafik kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafikte her sürücü, bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul etmelidir. Kuralsızlık kargaşaya yol açar ve kazalara, hatta yaralanma ve ölümlere neden olur.

"Yalnızca kuralları bilmekle, hata yapmamakla iyi sürücü olunmaz. Eğer karşındakinin yaptığı hatayı giderebiliyorsan, o zaman iyi sürücü olursun." Bu bölümde, "iyi bir sürücünün" sahip olması gereken özellikler ve durumlar ele alınacaktır.

GÜVENLİ BİR SÜRÜŞ İÇİN MERHABA!

Sürücü belgenizi aldınız ve artık trafiğe çıkmaya hazırsınız. Ancak, trafiğe çıkmak ciddi bir karardır. Sürücü belgesi almak ilk adım olsa da, deneyimsiz sürücüler trafiği aksatmamalıdır. Deneyimsiz sürücüler, trafiğin az olduğu saatlerde ve güzergahlarda başlamalı, deneyim arttıkça yoğun trafiğe dahil olmalıdır.

Trafik kurallarına uymak zorunludur. Ancak, trafiğe çıkan her sürücü, bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul etmelidir. Kuralsızlık kargaşaya yol açar ve kazalara, hatta yaralanma ve ölümlere neden olur.

Ne Yapmalıyız?
  • Sürücü koltuğuna oturduğumuz andan itibaren dikkatimizi sadece yola vermeliyiz.
  • Zamanında hareket etmemiz gerekiyorsa telaş yerine sakin olmalıyız.
  • Araç bakımlı olmalı ve gerekli malzemeler bulundurulmalıdır.
  • Malzemeler zaman zaman kontrol edilmeli ve yangın söndürme cihazı düzenli olarak kontrol ettirilmelidir.
  • Yangın söndürme cihazı aracın kolayca erişilebilir bir yerine konulmalıdır.
HER ŞEY GÜVENLİĞİNİZ İÇİN
Emniyet Kemeri:

Aracınız size çarpmaz, siz aracınıza çarparsınız. Bu nedenle emniyet kemeri takmak zorunludur. Emniyet kemerini takmak, çarpma anında hayati bir rol oynar. Lütfen unutmayın, "Emniyet kemerleri, tekerlekli sandalyeler kadar sıkıcı ve bağlayıcı değildir."

Araç suya gömüldüğünde veya yangın çıktığında emniyet kemeri bağlıysa ölüm riski artar. Emniyet kemeri takılıysa, bilinç kaybı olasılığı azalır ve kazazede yangın söndürme cihazını kullanarak araçtan çıkabilir.

Emniyet kemeri ne çok sıkı ne de gevşek olmalı.

Kısa mesafelerde bile takılmalı. Ya karşıdan gelenler sizin gibi dikkatli değilse?

Koltuk başlıkları sizce aksesuar mı?

Çarpmalarda yaralanma ve ölüm nedenleri arasında oldukça önemli yer tutan bir öge de "ikinci darbe" denilen, başın hızla arkaya kaymasıdır. İşte boyun kırılmalarıyla gelebilecek felç ya da ölümleri koltuk başlıkları önler. Tabii emniyet kemeri takılmak kaydıyla... Lütfen onları aksesuar olarak görmeyelim.

Çocukları Tanıyor Musunuz?

Sevgili sürücümüz, sürücü eğitiminden geçtiniz. Saatte 50 km hızla giden bir aracın kaç metrede durabileceğini ya da kavşaklarda ilk geçiş hakkını biliyorsunuz; peki ya çocuklar?...

Çocuklara ilişkin her şeyi biliyor muyuz?

Çocuk bir şeye yoğunlaşmışsa, diğer tüm nesneler önemini yitirir. Kaçan bir top, ona hızla akan trafiği unutturabilir. Çocuk bir şeyi görüyorsa, gördüğü şey tarafından da görüldüğünü düşünür. Bir aracın ya da minik bir çalının ardından aracınızı görüyorsa, sizin de onu gördüğünüzü sanar. Ayrıca çocuk, otomobillerin farlarını göz yerine koyarak, araçların çevreyi gördüğüne inanır. Ağzı, gözü olan araçları içeren çocuk resimlerini hatırlayın isterseniz! Çocukların görüş açısı, kafalarının anatomik yapısı nedeniyle yetişkinlerden daha dar bir alandır. Yani size oranla daha dar bir alanı görebilirler. Koşan bir köpeğin tüyleri, kuyruğu ve kulaklarına bakarak, hareketini ve hızını algılayabilen çocuk, karşıdan üzerine gelen aracın hareketini ve hızını algılayamaz. Çocukların dikkatleri çok daha çabuk dağılır. Önceden sizi görmüş olmalarına rağmen, ani bir gelişme, başka bir şeye yoğunlaşmalarına yol açabilir ve yaklaşan tehlikeyi unutabilirler. Çocukları kornayla uyarmaya kalkışmayın. Bu dikkatlerini dağıtabilir ve hatta paniklemelerine neden olabilir.

Öyleyse ne yapmalı?

Lütfen yerleşim birimlerinden geçerken, okul ve yaya geçitlerine yaklaşırken hızınızı iyice azaltın ve çok daha dikkatli olun. Sürücülük yaşamınızda çok yararını göreceğiniz bir davranış kuralı daha: "Sağ ayağınızı frene basmak için değil, gazdan çekmek için kullanınız."

Ya Çocuk Aramızdaysa?

Genellikle öne oturmak isterler. Israrları sizi bıktırmasın. 10 yaşına kadar arkada oturmalarının faydalarını anlatın ve bu durumun yasal bir zorunluluk olduğundan bahsedin. Bilgilendirirseniz ikna olacaklardır. Lütfen geleceğimiz ve her şeyimiz olan çocukları düşünelim.

Yayalar...

Yayalar, trafikteki en savunmasız katılımcılardır. Bir yanda, hızı yüz kilometreyi bulan ve ağırlığı 1 tona yaklaşan metal kütleler bulunurken, diğer yanda saatteki hızı 5 kilometreyi bulmayan, ortalama 70 kilogram ağırlığındaki et ve kemikten oluşmuş canlı organizmalar bulunur. Öyleyse lütfen yayalara karşı biraz daha dikkat! Özellikle de çocuklara... Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken hızımızı azaltalım ve daha da dikkatli olalım.

ALKOL ve SİGARA
Pek Çok Kazanın Nedeni Olan Alkol:

Alkol miktarı arttığında, kandaki oksijen azalır ve beyin yeterince oksijen alamadığı için fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Denge, görme, işitme fonksiyonlarında zayıflama olur. Yorgunluk, dikkat azalması, hafıza kaybı, intikal eksikliği, uyuşukluk, uyuklama, tepkisizlik, karar yanlışlığı oluşur. Uyarıcı etkileri de vardır alkolün. Korku azalır, kendine güven artar. Aşırı hız isteği artabilir. Lütfen alkollü araç kullanmayalım.

Dikkat Sigara!

Sürücü koltuğunda sigara içmek riski az da olsa tehlikelidir. Sigarayı paketten çıkartmak ve yakmak dikkati bir an da olsa akan trafikten uzaklaştırır. Bu durum özellikle yoğun kentiçi trafiğinde tehlike oluşturur. Eğer kesinlikle sigara yakacaksanız, kırmızı ışıklarda, araç tamamen durunca gerçekleştirin bu işlemi. Sigaranın külünü, küllüğe bakmadan silkeleyin. Külünüzü kesinlikle açık camdan silkelemeye kalkışmayın. Hava akımı nedeniyle sıcak kül aracın içine yayılabilir ve gözünüze kaçabilir. Eğer herhangi bir nedenle sigaranın ateşi üstünüze ya da koltuğa düşmüşse, onu oradan atmak için can havliyle direksiyon güvenliğini tehlikeye atmayın. Yanınızdakinden yardım isteyin ya da aracınızı güvenli bir biçimde yavaşlatarak sağa alın ve tamamen durduktan sonra ateşten kurtulun. Belki gömleğiniz ya da pantolonunuz yanabilir ama, yanık bir pantolon, çarpışmış bir araçtan daha az can yakıcıdır. Sigara izmariti ve külünü araç dışına atmak yasaklanmıştır. Çevre kirliliğine yol açan bu davranış, bir de sönmemiş sigarayla yapılırsa, yangınlara yol açabilir. Orman yangınlarının bazıları ne yazık ki bu nedenle çıkıyor. Hele akaryakıt istasyonuna girmeden önce sigaramızı mutlaka söndürelim. Söndürmeyen kişileri de uyaralım. Daha da iyisi, gelin sürüş sırasında sigara içmeyip, bu olumsuzlukların tümünden kurtulalım.

ARACINIZ TEMİZ Mİ?

Bakım kadar periyodik temizlik de önemlidir. Camlar, farlar, lambalar, aynalar kirli bir araç görüş durumumuzu da olumsuz etkiler. Araç temizliği konusunda size birkaç önerimiz var:

  • Aracınızı kendiniz yıkamak istiyorsanız gölgeye park etmenizde yarar var. Böylece, temizlik malzemeleri araç üzerinde hemen kurumaz.
  • Yıkamada sabun ya da oto şampuanı kullanın. Fırça yerine de gözeneksiz sünger. Fırça ve gözenekli sünger, kum ve tozlarla dolar. Dolayısıyla aracın boyasını çizer.
  • Paspasları yağlanmışsa yıkayın. Islak olarak yerleştirirseniz aracın tabanını çürümeye yol açarsınız.
  • Dış yıkamaya tavanla başlanmalıdır. Kovanın dibindeki pisliği süngere bulaştırmamak için köpükle yıkamak gerekir.
  • Kurulama temiz bir bezle yapılmalıdır. Yıl boyunca aracınızı zaman zaman tamamıyla yıkamakta yarar vardır.
  • Yıkama sırasında frenler ıslanacağı için tamamen kuruyana kadar aracı yavaş kullanmak gerekir.
ÇEVRE

Çevre konusunda duyarlı olmak gerekiyor. Aşırı yakıt tüketimine yol açabilecek her arızayı vakit geçirmeden gidermeli. Egzoz gazı hem insanları hem de doğayı etkiliyor. En çok da yaşlıları ve bebekleri...

Araca gereğinden fazla yük yüklemek, aşırı hızla sürmek, gereksiz aksesuarlar takmak (aracın üstüne bagaj bağlamak, fazladan dış aynalar takmak, süsleyici şeyler ilave etmek, öne ve arkaya tamponların altına yere kadar sarkan panel saclar takmak gibi), sıcak havalarda camları sonuna kadar açmak, lastik havalarını kontrol etmemek, gereksiz yere aracı çalışır durumda tutmak, hem yakıt tüketimini arttırır hem de havayı kirletir.

Gereksiz yere yapılan sert frenler, ani kalkışlar, hızlı dönüşler, hem lastikleri yıpratır hem de yakıt israfına yol açar. Ayrıca, yol yüzeyinde sürtünen lastiklerden kopan parçacıklar toprağı kirletir.

Araçların bakımı tamircilerde yapılmalıdır. Akaryakıt alırken, yağ değiştirirken, bakım ve onarım yaparken yere dökülen yakıt veya motor yağı toprağı kirletecektir.

Ayrıca araç yıkarken de çevreyi kirletmemeye özen göstermeliyiz.

MÜZİK DİNLEMEYİ SEVER MİSİNİZ?

Aman ne olur yüksek sesle dinlemeyelim. Hem diğer araçların uyarı için çalacakları korna sesini duyamayız hem de dikkatimiz dağılabilir. Hele kaset değiştirme işini araçtaki diğer yolculara bırakalım. Yalnız mısınız? Radyo ne güne duruyor?...

Bir de camlarımızın ardına sızan müzik çevreyi rahatsız edebilir. Müziği kendimiz dinleyelim başka ortaklar aramayalım.

ELİMİZ KORNAYA NE ZAMAN GİTMELİYİZ?
  • Yakın ileriyi göremediğimiz kavşak, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlere yaklaşırken, gelişimizi haber vermek için,
  • Gerektiğinde karayolunu kullananları uyarmak için,
  • Gündüz öndeki sürücüye geçme isteğimizi belirtmek için.

Bu durumlar dışında korna kullanılmamalıdır. Gereksiz yere kornaya basmak ya da gereğinden uzun basmak çevremizdekileri rahatsız edecektir. Geçiş üstünlüğüne sahip araçlarda bulundurulması gereken tipte korna ise takılamaz. Korna ayarına da dikkat!

YOLCULUK

Yerleşim birimi dışında araç kullanmak, yerleşim birimi içinde araç kullanmaktan daha kolay gelebilir size. Ancak bu doğru bir kanı değildir. Yerleşim birimi içinde yeterince deneyim kazandıktan sonra yerleşim birimi dışında araç kullanılmalıdır. Uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermişsek, lütfen aracımızı iyi bir bakımdan geçirelim. Ayrıca, lastiklerimizin hava basınçlarını ölçelim.

Dinlenme

Unutmamamız gereken bir kural da, ticari amaçla yolcu ve yük taşıyan araç sürücülerinin karayolunda 24 saatlik bir süre içinde en fazla 9 saat araç kullanabileceğidir. İlk 5 saat sonunda ise 30 dakika dinlenmek gerekir. Bundan sonraki saatlerde yorgunluk daha da artacağı için sık sık molalar vermekte yarar vardır. Özel araç sürücüleri için bir sınırlama olmamasına karşın, onların da 2-3 saatte bir mola vermesinde yarar vardır.

Mola yalnızca bizim için değildir. Lütfen dayanıklılığımızı direksiyon başında sınamaya çalışmayalım. Bu molalar sadece bizim için değil, ısınmış lastiklerimiz için de gereklidir. Çünkü, araç hızla ve uzun kilometre yol aldığı sürece, lastik içindeki hava devamlı olarak hareket eder. Lastik gittikçe ısınır ve hava basıncı artar. Lastikler orta kısımlarından aşınmaya başlar. Tıpkı fazla şişirilmiş lastiklerde olduğu gibi.

Uykunuz gelirse, kalan yolun kısalığı uykuyu engelleyemez. Bu nedenle uykunuz gelirse, uygun bir yerde durup, yarım saat kadar uyuyun. Uyandıktan sonra, açık havada yapacağınız basit birkaç egzersiz çok yararlıdır. Bu koşullarda yarım saatlik uykunuz, 2 saat daha araç kullanmanızı sağlayabilecektir. Durduğunuz yerde koşullar uygunsa, 5-10 dakika toprak ya da çimde yatmanız, vücudunuzda biriken durağan elektriğin boşalmasını sağlayacaktır.

Molalar kesinlikle araç dışında geçirilmelidir. Verilen yemek aralarında ise hafif yiyecekler yemek gerekir. Direksiyon başında ise bir şey yemek ya da içmek son derece sakıncalıdır.

HAVA KOŞULLARI ve SÜRÜCÜLÜK
YAZ

Kış aylarının güç hava ve yol koşullarından çıkan araçların bakımı çok önemlidir. Bahar sonu-yaz başında alınması gereken önlemlerin başlicaları şunlardır:

  • Aracın alt bölümü toz ve çamurdan temizlenmelidir.
  • Soğutma ve yağlama sistemi kontrol edilmeli, gerekli değişiklikler yapılmalıdır.
  • Soğutma sıvısındaki antifriz oranı kontrol edilmelidir.
  • Klima gazı kontrol edilmelidir.
  • Fren hidroliği değiştirilmelidir.
  • Lastiklerin hava ayarları yaz ölçülerinde yapılmalıdır.
  • Gerekiyorsa lastik değişimleri yapılmalıdır.
  • Araç uzun süre park edilecekse güneşlik, mümkünse tente kullanılmalıdır.

Yazın araç kullanırken unutulmaması gereken birkaç nokta:

  • Camları açmak yerine havalandırmayı kullanınız. Açık camlar hem aracınızın dengesini bozacak, hem de yakıt tüketimini artırabilir.
  • Kaliteli bir güneş gözlüğü yansımaları azaltacak ve gözünüzün yorulmasını önleyecektir.
  • Aşırı sıcak uykunuzu getirebilir. Bu nedenle molalara ve yiyeceklere dikkat etmenizi öneririz.
KIŞ

Sonbaharın güzel günleri geride kaldı. Siz ve aracınız artık yağmur, kar, çamur, sis, rüzgar ve buzun etkisi altındasınız. Görüş mesafeniz eskisine oranla çok azaldı. Araç bakımı ve kontrolleri çok daha fazla önem kazandı. Bu kontrol ve önlemleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Antifrizinizin donma derecesi ayarlanmalıdır.
  • Termostatın durumu kontrol edilmelidir.
  • Soğutma sisteminde kaçak olup olmadığı kontrol edilmelidir.
  • Kalorifer sistemi gözden geçirilmelidir.
  • Lastiklerin kontrolü ve hava ayarları yapılmalıdır. Kışın kullanacağınız lastiklerin diş derinliği en az 3mm. olmalıdır.
  • Akümülatör kontrol edilmelidir.
  • Işık sisteminin ayarları ve şiddetleri kontrol edilmelidir.
  • Fren sistemi gözden geçirilmelidir.
  • Araç boyası gözden geçirilmelidir.
  • Silecekler ve su püskürtme sistemi iyi durumda olmalıdır.
  • Araçta bulundurulması zorunlu olan araç ve gereçlere, patinaj zinciri ve çekme halatını eklemek gerekir.

Kış aylarında yollar kaygan ve görüş mesafesi az olduğu için hızı azaltmak önemlidir. Lastik değiştirmek için en uygun mevsim sonbahardır. Böylece kışa yeni lastiklerle girmeniz mümkün olur.

  • Islak ve kaygan yollarda hızınızı düşürün. Durma mesafenizin yaz aylarına oranla daha uzun olduğunu unutmayın.
  • Su birikintilerinden geçerken hızınızı iyice düşürün. Saatte 40 km'nin üzerindeki hızlar, kaymalara ve aracın kontrolden çıkmasına yol açabilir.
  • Su birikintilerine olabildiğince tek taraflı girmemeye çalışın.
  • Yağışlı havalarda erken ve yumuşak fren yapın. Daha da iyisi, sağ ayağınızı frene basmak için değil, gazdan çekmek için kullanın. Uygun vites size kompresyon freni sağlayacaktır.
  • Karlı havalarda yola çıkmadan önce, aracınızın üzerinde biriken karı tamamen temizleyin, yalnızca camları temizlemekle yetinmeyin.
  • Gerektiğinde zincir takmaktan çekinmeyin.
  • Buzlanan camları temizlemek için eritici spreyler kullanın.
  • Araç çalışırken, radyatörün önüne koyacağınız bir karton veya mukavva, aracınızın daha çabuk ısınmasını sağlayacaktır. İlk ısınmayı çok uzun tutmadan, düşük vitesle 1-2 km yol yapmak, aracınızı uygun sıcaklığa getirecektir.
  • Jigle kullanmak, aracın çalışmasını hızlandırır.
Küçük bir hatırlatma:

Kış aylarıyla birlikte, ayağımızı sıcak tutan bot ve çizmeler ne yazık ki güvenli ve kolay sürüş için tehlike oluşturur. Kalın ve geniş tabanlı bot ve çizmeler, hem pedalları hissetmemizi engeller hem de bileğimizin esnekliğini azalttığından, pedal hakimiyetini güçleştirir. Tabandaki yivlere dolan kar ve çamurun pedallarda yaratacağı ıslaklık ve kir de cabası. Öyleyse ne yapmalı?

Aracınızda bulunduracağınız yumuşak, ince tabanlı bir ayakkabı tüm bu sorunlara çözüm olacaktır. Aracınıza binip inerken yalnızca 1-2 dakika alacak bu değiştirme işlemi, sürüş güçlüğü ve güvensizliğinden daha iyi değil midir?

İŞARETLEME

Bir kaza klasiği: İşaretlenmeme ve yanlış işaretleme

Kaza nedenleri arasında arızalı aracın taşıt yolundan çıkartılmaması, işaretlenmemesi ya da yanlış işaretlenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Pek çok sürücü bir dönemeçten ya da tepe üstünden sonra ansızın karşılarına çıkan arızalı bir aracın yarattığı tehlikeyi yaşamışlardır. Hiçbir işaret koymaksızın ya da taş dizerek, yola ilk yardım çantası, bidon, kriko ve benzeri şeyleri koyarak; üstüpü, eski lastik yakarak yanlış işaretleme yapan araç sahipleri, ne yazık ki ölümcül kazaların sorumlusu olmaktadırlar. Ünlü ralli sürücüsü Reşit Koçibey'in de işaretlenmemiş bir araca çarparak yaşamını yitirdiğini hatırlayalım ve lütfen kurallara uygun işaretleme yapalım.

Uygun işaretleme, aracın acil uyarı ışıklarını yakarak ve aracın önüne ve arkasına, uygun yerlere reflektör konularak yapılır. Reflektörün bir kenarı 45 cm uzunluğunda eşkenar üçgen biçiminde olması ve her kenarında 5 cm'lik yansıtıcı yüzey bulunması zorunludur. Ayrıca reflektörün, rüzgar nedeniyle devrilmeyecek yapılı ayakları olması da kurallardandır. Görüşü kapalı, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlerde reflektörün araçtan en az 30 metre uzakta ve diğer sürücüler tarafından en az 150 metreden görülebilecek şekilde yerleştirilmesi zorunludur. Tehlikeli madde taşıyan araçların bozulup yolda kalması durumunda, kesinlikle kırmızı ışıkla işaretlenmesi ve başında beklenerek gözetim altında tutulması zorunludur.

ARKA CAM GERİYİ GÖRMEK İÇİNDİR

Arka cam sürücülerin geriyi görebilmeleri içindir. Ne var ki, kimi sürücüler arka camı önünü göremeyecek tarzda kullanmaktadırlar. Camın önündeki bölme, giyecek, çanta, fotoğraf makinesi, yiyecek ve içecek malzemeleri koydukları gibi gereksiz aksesuarlarla da doldurmaktadırlar. Arka cama çeşitli tipte ve boyutta çıkartmalar yapıştırmaktadırlar. Oysa bunların tümü yasaktır. Ve bu yasaklar, trafik güvenli bir biçimde yürümesi için konulmaktadır. Arka camın önündeki bölmeye konulan sert cisimler ciddi bir tehlike kaynağıdır. Bu cisimler sert bir frende, yolcuların başlarına bir mermi hızıyla çarparak ciddi yaralanma ve kazalara yol açabilirler. Lütfen biraz daha dikkat!

SAVUNUCU SÜRÜCÜLÜK

"Yalnızca kuralları bilmekle, hata yapmamakla iyi sürücü olunmaz. Eğer karşındakinin yaptığı hatayı giderebiliyorsan, o zaman iyi sürücü olursun." 1960'lı yıllarda Ankara'da taksi sürücülüğü yapan bir bayana ait bu sözler. Ve bu sözler "savunucu sürücülük" kavramının temel bir ilkesini tanımlıyor: Trafik ancak tüm ögelerinin kaçınılmaz bir uyum içinde olmasını gerektiriyor. Yani siz hata yapmayabilirsiniz, kurallara tamamen uyarısınız. Ancak, bir başkasının hatası yine ölümcül kazalara yol açabilir.

Öyleyse ne yapmalı?

"Hakkınızdan vazgeçebilirsiniz; aklınızdan asla!" İşte savunucu sürücülüğün en temel ilkesi: Hoşgörü. Hata yapanları bağışlayabilirsiniz. Tabii ki aynı hatayı yinelememesi için uyarımı gözardı etmeden.

Sabır... Eğer gece yarısı boş bir yolda kırmızı ışıkta durduğunuz için size korna çalan, sellektör yapan bir sürücü olursa, lütfen yeşil ışık yanana kadar hareket etmeyin ve ısrarla diğer sürücüye ışığı gösterin. Gerekirse aracınızdan inip, sabırla trafik kurallarının herkesin can ve mal güvenliği için konduğunu hatırlatın ona.

İyiniyet... İki yönlü bir yolda karşıdan gelen ve sola dönmeye çalışan bir araca yaklaşıyorsunuz. Trafik tehlikeye düşürmemek koşuluyla, ayağınızı gaz pedalından 1-2 saniye kaldırmakla ve yol verdiğinizi gösterecek bir işaretle, diğer sürücüye dönüş şansı verebilirsiniz. Böylece hem diğer sürücüyü bir sıkıntıdan kurtarırsınız, hem de trafik sıkışmasını önlemiş olursunuz. Sıkışık ve çok ağır akmakta olan bir trafik ortamında park yerinden trafiğe katılmaya çalışan bir sürücüye yol vermeniz, size bir şey kaybettirmez; diğer sürücünün riske girmesini engeller. Yakın bir gelecekte yol verdiğiniz insanlar, diğer sürücülere, kim bilir belki de size yol verdiğini görmek mutluluğunu da yaşayabilirsiniz.

Savunucu sürücü, trafikin tüm ögelerini kollayan, koruyan ve potansiyel tehlikeleri göz önünde bulunduran sürücüdür. Dolayısıyla trafikin ögelerinden biri olan karayolu ve elemanlarını da korur. Karayollarının yapım, bakım, onarım çalışmaları, gerekli trafik işaretlemelerinin yapılması milyonlarca liraya mal olmaktadır. Yapılan çalışmalar trafikteki güvenliğimiz içindir. Ancak, kötü kullanım nedeniyle yapılan harcamalar artmaktadır. Yol çizgileri üzerinde araç sürmek nedeniyle, çizgiler kısa sürede silinmektedir. Trafik işaret levhaları üzerine yazı yazmak, çizmek, şekillerini bozmak, yerlerini değiştirmek, hatta ortadan kaldırmak, önlerine görülmelerini engelleyecek şeyler koymak yasaklanmıştır. Ancak ne yazık ki bunlar da yapılıyor.

İşte savunucu sürücülük, bütün bunları yapmamaktır.

ŞEHRİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ?

Gideceğimiz yeri iyi biliyorsak, kısa mesafeden ve fazla yakıt tüketmeden ve çevreyi daha çok kirletmeden oraya ulaşabiliriz. Bir düşünün, gideceğiniz adresi sora sora bulmaya çalışmak, trafiği aksatacak, yanlış tarifler fazla yol katetmenize neden olacak, yakıt tüketiminiz artacaktır. Üstelik yorulacak ve sinirleneceksiniz. İşte bu nedenle gelin siz de bir şehir planı edinin. Yolda zaman yitireceğinize şehir planı üzerinde biraz zaman yitirin. Bunu lütfen bir alışkanlığa dönüştürelim.

SİZİN BİR GÜZERGAHINIZ OLMALI

Belirli yollardan gitmek yolu tanımanızı ve olası tehlikeleri bilmenizi sağlar. Bu güzergahı seçerken trafik yoğunluğunun fazla olmamasına dikkat edin. Çünkü, yoğun trafik hem aracınızı hem de sizi yorar. Zaman kaybı, yakıt tüketimi, kazaya karışma riski yoğun olmayan trafikte daha azdır.

KARAYOLU HARİTASINI KULLANABİLMEK

Yolculuk öncesi gidilecek yer karayolları haritasından saptanmalı. Böylece varmak istediğiniz yerin kaç kilometre olduğunu bilir, hangi yolları kullanacağınıza karar verir ve hatta mola yerlerinizi bile saptayabilirsiniz.

Bütün bunlara ek olarak bir de trafik işaretlerine dikkat etmemiz gerekiyor...

Kaynak: K.Y.G.M Trafik Eğitim Seti

Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın. İçkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.

Emniyet kemerinizi mutlaka takın. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada "sıkılıyorum" mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanı sıra, yapılan bir diğer hata da otoyolda emniyet kemerini takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında "nasılsa geldik" mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkarmaktır.

Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar 'görmemişlik', 'hava atma' ya da 'dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket' olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçlar trafikteki diğer sürücüler tarafından daha çabuk farkedileceğini unutmayın.

Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet gerektiren bir iş ve otomobil yatak odası değildir. Birçok otomobilde görülen, neredeyse 45 derece geriye yatırılmış koltuklar, sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir.

Sürüş esnasında direksiyonu her zaman iki elinizle tutun ve saat 9:15 pozisyonunda bulundurun. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollarınızın yaklaşık 45 derecelik bir açı yapmasını sağlayacak şekilde ayarlanmalıdır.

Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: Ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne de hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmamalıdır. Eğer bu koşullardan bir veya birkaçı mevcutsa, daha sakin ve tehlike yaratmayan bir sürüşle yolculuğunuzu tamamlanmalıdır.

Kalabalık yolculuklarda arka koltuğa üç kişi oturmak zorunda kalırsanız, en kısa boylunun oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.

Yağmur yağmaya başladığında ve ıslak yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok üzerinde bir hızda seyrettiğinizde bile, özellikle ıslak yollarda aracınızın nasıl kaydığını anlamayabilirsiniz. Bisiklet sürücülerine her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisiklet yolları bulunmamaktadır ve bisikletçilerle aynı şeritte seyahat ettiğinizi unutmayın.

Yollara asla tam anlamıyla güvenmeyin. Ülkemizin yollarının çoğu ya eğimsizdir ya da ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.

Aracınız kirli bile olsa, en azından aynaları ve camları temizleyerek daha iyi bir görüş elde edebilirsiniz.

Kazaların genellikle aşırı hızdan kaynaklandığı söylense de, özellikle şehir içi trafikte hızlı gitmekten ziyade trafiğin normal akışından hızlı gitmek asıl sorunun nedeni olabilir. TEM otoyolunda herkes 180 km/s hızla giderken sorun nispeten daha azdır, ancak bütün araçlar 90 km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız, tehlikenin özellikle sizin açınızdan daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki kazanın neden olduğu diğer araçları saymazsak. Aynı şekilde, hızlı hareket eden trafiğin içindeyseniz ve siz trafiğin genel hızından çok daha yavaş gidiyorsanız, trafiğin geneli için büyük bir tehlike oluşturduğunuzu unutmayın.

Kimseyle yarışmayın. Yarışlar kazalara neden olur. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz, ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer araçların da karıştığı bir kazayla sonuçlanabilir.

Önünüzdeki araca olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.

Yolculuk boyunca vitesi hiçbir zaman boşa almayın.

Aynaları mutlaka kullanın.

Eğer aracınızda ABS sistemi varsa, fren yapmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne bir engel çıktığında önce freni sıkmak ve sonra tekrar sıkmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan araçlar için geçerli eski tekniklerdir.

Pedal bölgesine ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler koymayın.

Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk sırasında bu bölümde kutu mendil, kaset, CD gibi cam yansımalarına neden olabilecek hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ve ön konsola kutu mendil koymak gibi alışkanlıklar ülkemiz sürücülerine hasdır.

Özellikle güneş karşıdan alındığında seyahat ediyorsanız aracınızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.

Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs ve özellikle taksi sürücülerine özgü bir alışkanlıktır.

Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylece hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçebilirler hem de siz yeşil ışığı görmek için tavan penceresinden bakmak zorunda kalmazsınız. Böyle bir durumda arkadaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önünüzdeki araca yeterince mesafe bıraktığınız için size korna çalacaktır. Bu tür durumlara aldırmayın.

Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de gözlemleyerek mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tümsek veya çukurun tam üzerinden geçerken fren pedalını bırakmayın. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi dönerek alması gereklidir. Eğer yavaşladıysanız, tümseklerden veya çukurlardan geçerken yavaşladığınız kadar geçmeye çalışın. Fren pedalına basılı durumdayken daha az zarar verecektir. Yola gömülü tırtıkların amacının her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de, bunların sadece ön takımları bozmaktan başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Bu nedenle bunların tamamen kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca tümseklerin artık inşaat işçilerinden ziyade daha bilgili ekipler tarafından hazırlanması gerektiğini, geniş ve gece de görülebilecek boyalarla işaretlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sürüş sırasında arabanızın kaputuna veya önündeki aracın plakasına kitlenmek yerine, daha geniş bir alana bakarak tüm trafiği kontrol edin.

Sürüş sırasında cep telefonuyla konuşmaktan kaçının. Bu, sizi dikkatinizden alabilir ve kaza riskini artırabilir.

Sık sık fren kullanmak ya hızlı ve agresif bir şekilde ilerlediğinizin bir işareti veya acemi olduğunuzun bir göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden diğer sürücüleri tedirgin edebilirsiniz.

Eğer normalde şehir içinde araç kullanıyor ve nadiren şehirlerarası yolculuk yapıyorsanız, şehirlerarası yolculuğun ilk kilometrelerinde kendinize zaman tanıyın. Şehir içi ve şehirlerarası sürüşler farklı beceriler gerektirir ve uzun bir süre sonra uzun bir yolculuğa çıkarsanız, araçları sollarken gereken mesafeyi hesaplayamayabilirsiniz. İlk sollamalarda çekingen davranın ve ani hızlanmalardan kaçının.

Hayatınızda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsanız yapın, vardığınızda ilk soru genellikle "Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin?" olacaktır. Döndüğünüzde ise "Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin?" sorusu gelecektir. Hatta bu sorunun sorulmasına izin verilmeden önce genellikle "Abi valla altı saatte Bodrum'a indik" gibi açıklamalar yapılır ve başkalarıyla iddiaya girilir. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek istemiyorum. Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon, sadece sizin güvenliğinizi artıracak ve aracınızı gerek performans gerek görünüm olarak sadece size özel kılacak uygulamalardır ve sadece sizin tatmininiz içindir. İçinde 4 kişilik bir aile veya kız arkadaşınız olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz biri başka şeylerle tatmin olsun. Onu geçeceğinizi zaten biliyorsunuz.

Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mutlaka mola verin ve sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun. Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla "Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben?" sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara "Valla uykum geldi uyudum, ne yapayım yani!" şeklinde cevap vererek geçiştirebilirsiniz, ya da kaç saatte geldiğinizi merak edenlere en kötü ihtimalle yalan söyleyerek atlatabilirsiniz. Aynaya asılı CD'ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.

Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde devlet yollarını bırakın, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığını düşünürsek, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.

İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadar edindiğim deneyimler gösteriyor ki hatrı sayılır birçok yerde sollama için asıl uygun bölümler, sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra size sollama hakkı tanınan bölgeler, örneğin sola dönen ve karşıdan geleni görmek için ağaçlarla kaplı virajlardır. Tabelaya bakarak veya şeridi takip ederek sollama yapmayın ve tecrübenizi ön planda tutun.

Eğer aracınızda spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artıracak modifikasyonlar yapılmamışsa veya en önemlisi ABS fren sistemi yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.

Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte seyahat eden yolcuları emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmalarına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.

Otomobiliniz bir hatchback veya sedan ise arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlıklı eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bond çantanın etkisi yüzlerce kilo, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kilo olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station wagon ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.

Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı trafik açısından en uygun bir yerde indirin, kendilerine en uygun yerde değil.

Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.

Otomobil kullanmak son derece dikkat gerektiren ve konsantrasyona dayalı bir iştir.

Ciddiye alın. Herkese kazasız sürüşler dilerim.

  • Lastiklerin hava basınçlarını kontrol edin.
  • Yedek lastiği kontrol edin.
  • Lastik diş derinliklerine bakın.
  • Rot-Balans ayarlarını kontrol ettirin.
  • Frenleri kontrol ettirin.
  • Radyatördeki antifriz miktarını ölçtürün.
  • Silecek lastiklerine bakın.
  • Silecek suyunu tamamlayın.
  • Motor yağını kontrol edin.
  • Elektrik aksamını kontrol edin (uzun/kısa farlar, sinyaller, stop lambaları, park/gabari).
  • Araç altına mutlaka göz atın. Yağ ve su sızıntısı var mı kontrol edin.

Viraj alımı için geçerli olan ilk kural, "yavaş gir - hızlanarak çık" şeklinde açıklayabileceğimiz ve yapılan genel hatanın tersine, otomobili virajın alımı sırasında değil, daha viraja girmeden yavaşlatmayı hedefleyen bir kuraldır. İkinci kural ise "önce dış - sonra iç - tekrar dış" olarak adlandırabileceğimiz bir kuraldır ve virajı mümkün olan en geniş açıyla dönebilmemizi ve bu sayede otomobilin yere daha fazla tutunmasına yardımcı olmayı amaçlar. Her iki kural da doğru viraj almanın mantığını anlatmak için yazılmıştır ve normal trafikte diğer araçların da seyir halinde olduğu bir ortamda uygulanması son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, günlük trafikte size ayrılan yol çizgilerine uyma gerekliliğini vurgularız.

Yapılan Hatalar:

Viraj alımında genellikle yapılan en önemli hata, viraja otomobili yere tutunma sınırlarını zorlayacak bir hızla girmek ve daha sonra viraj içinde fren kullanmak zorunda kalmaktır. Eğer dikkatli bir sürücüyseniz, diğer araçlarla birlikte viraja girdiğinizde çoğu sürücünün hızı ayarlayamadığından dolayı neredeyse viraj çıkışına kadar fren lambalarının yandığını görmüşsünüzdür. Bu, şüphesiz viraj alımında uygulanması gereken belirli kurallara uymamaktan kaynaklanmaktadır.

Şekil 1'de Yanlış Şekilde Girilen Bir Viraj Görülmektedir:

Fren noktasında otomobilin yanlış bir konumda bulunduğu ve hızı ayarlayamadığı için, virajın orta noktası olan apex'te viraj açısının ne kadar keskinleştiği rahatlıkla görülmektedir. Sonuç olarak, bu noktada aracı neredeyse durma noktasına kadar yavaşlatmak mecburi hale gelmektedir.

Virajları Doğru Şekilde Alma:

Virajları doğru bir şekilde alırken, hangi yol bölümünün kullanılacağı bir dizi dış etkene bağlıdır. Bu etkenler arasında, viraj içinde karşı yönden gelen araçların görüşünü engelleyen ağaçlar gibi engelleyici faktörler veya yolun şehir içi mi yoksa şehirlerarası mı olduğu gibi faktörler bulunmaktadır. Ancak, her koşulun uygun olduğu varsayımıyla doğru viraj alma konseptini şu şekilde açıklayabiliriz:

Şekil 2, doğru bir şekilde viraj almayı göstermektedir. Doğru bir viraj alımında sürüş çizgisi "önce dış - sonra iç - tekrar dış" şeklinde olmalıdır. Şekilden de anlaşılacağı üzere, viraja dışarıdan girilir; yani sağa dönen virajlarda yolun soluna yaklaşılırken, sola dönen virajlarda ise yolun sağına yaklaşılır.

Otomobili viraj içinde yavaşlatmak yerine, gerektiği kadar vitesle birlikte hızı düşürerek otomobilin lastikleri yere tam olarak tutunabilecek bir şekilde viraja mümkün olduğunca dışarıdan girilir. Yani, otomobil viraja girmeden önce hız düşürme tamamlanmalı ve bu hız, şekilde "apex" olarak gösterilen virajın orta noktasındaki hız dahil, virajın tümündeki en düşük hız olmalıdır. Fren, sadece viraja giriş noktasından önce otomobili yavaşlatmak amacıyla kullanılmalıdır; viraj içinde frene basılmaz.

Fren noktasından itibaren otomobil virajın içine yönlendirilerek apex'e kadar kontrollü bir şekilde gaz verilir (hız belirli bir miktar artırılır). Orta nokta (apex), otomobile uygulanan merkezkaç kuvvetinin en yüksek olduğu andır. Bu nokta aynı zamanda virajın en içten dönüldüğü noktadır.

Virajın en iç konumunda bulunduğunuz apex'te, virajın uzak olan dış noktasını hedefleyerek otomobili gazlamak gerekmektedir. Ancak gaz verirken otomobili sıkmak ve lastikleri zorlamak yerine hem motorun daha çabuk hızlanmasını sağlamak hem de lastiklerin soğumasına izin vermek için bir an önce düzeltmek gerekmektedir.

ÖNDEKİ ARACI GEÇME (SOLLAMA) KURALLARI

Sürücülerin önlerindeki bir aracı güvenli bir şekilde geçmeleri için geçişe başlamadan önce:

  1. Arkadan gelen sürücünün kendisini geçmeye başlamamış olmasına,
  2. Önde giden sürücünün bir başka aracı geçme niyetini belirten işaret vermemiş olmasına,
  3. İki yönlü yollarda karşıdan gelen trafik dahil, yolu kullananların tümü için tehlike yaratmadan geçiş yapacakları şeridin yeteri kadar ilerisinin görüşe açık ve boş olmasına,
  4. Geçişin, geçilen araçlar için bir güçlük yaratmayacak şekilde ve araçların geçişine uygun durumda bulunmasına dikkat etmeleri zorunludur.
GEÇİŞ YAPACAK ARAÇ SÜRÜCÜLERİ:
  • Geçilecek araç sürücüsünü ses veya ışıkla uyarmak,
  • Sola dönüş lambasıyla işaret vermek,
  • Takip mesafesi kadar önceden sol şeride girmek,
  • Geçeceği aracın hızıyla geçiş sırasındaki kendi hızını dikkate almak,
  • Geceleri öndeki aracı geçerken, yan yana gelinceye kadar yakınları gösteren ışıkları yakmak,
  • Geçtiği aracı geriyi görme aynasından görene kadar sol şeritte ilerlemek,
  • Sağa dönüş lambası ile işaret vererek sağ şeride geçmekle yükümlüdürler.

GEÇME, GEÇİLECEK ARACIN SOLUNDAN YAPILIR.

Araçların sağından veya banketten yararlanarak geçmeleri yasaktır. Ancak:

  1. Sola dönüş işareti vererek yavaşlayan araçların,
  2. Görev gereği yolun solunda bekleyen geçiş üstünlüğüne sahip araçların,
  3. Sol şeritte bozulan aracın,
  4. Yolun ortasından giden tramvayların, sağındaki şeritten geçişi yapılabilir.

Gidişe ayrılmış yol bölümlerinde şerit değiştirmemek şartıyla bir şeritteki taşıtların diğer şeritteki taşıtlardan hızlı gitmesi geçme sayılmaz.

ÖNDEKİ ARACI GEÇMENİN YASAK OLDUĞU YERLER:

  1. Geçmenin trafik işaretiyle yasaklandığı yerlerde,
  2. Görüş yetmezliği olan tepe üstlerinde,
  3. Dönemeçlere yaklaşırken ve dönemeçli yollarda ilerleyen,
  4. Kavşaklara yaklaşırken ve kavşaklarda,
  5. Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken,
  6. Demiryolu geçitlerine yaklaşırken ve demiryolu geçitlerinde,
  7. İki yönlü trafik kullanılan köprüler ve tünellerde öndeki aracı geçmek yasaktır.

HIZ AZALTILAN YERLERDE ÖNDEKİ ARACI GEÇMEK YASAKTIR.

Yabancı Sürücü Belgesi Değiştirme Kuralları
A) Türk Vatandaşları Dışında Yabancılar İçin

Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden aldıkları, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilirler.

Ancak; turistler ve geçici bir süre için gelenler dışında herhangi bir iş, hizmet veya eğitim amacıyla ülkemizde bulunan yabancılar, Konsolosluk veya noter tarafından tercüme edilmiş tasdikli sürücü belgesi örneklerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları mecburidir.

B) Yurda Dönüşte Türk Vatandaşları İçin

Yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının ilgili Kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere istekleri halinde yabancıların, dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya denk olan sürücü belgeleri ile değiştirilir.

Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde bir yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirene kadar araç kullanamazlar.

Değiştirme Şartları
  1. Eğitim ve sınav şartı hariç, sürücü belgesi alacaklar için aranan yaş, öğrenim, sağlık ve Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen, Türk Ceza Kanunu'ndaki belli suçlardan hükümlü olmama şartları aynen aranır. İkili veya çok taraflı anlaşma hükümleri ile uygulamalar saklı kalmak üzere yabancılardan diplomatik muafiyeti olanlar için hiçbir şart aranmadan beyanları ile yetinilir. Diğer yabancılar için belgeleri değiştirmekle birlikte gerektiğinde Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile inceleme ve araştırma yapılabilir.
  2. Müracaat sırasında gereken işlemler aynen yapılır. İşlemler şu şekilde gerçekleşir:
    • Dış ülkelerden alınan sürücü belgesinin aslı ve noterden veya Dış Temsilciliklerimizden alınmış tasdikli tercümesi istenir. Yetkili memurca müracaat formuna kayıt konarak karşılaştırma yapılıldıktan sonra aslı ilgilisine geri verilir.
    • Geçici olarak alınmış olan yabancı ülke sürücü belgeleri ile Uluslararası sürücü belgeleri değiştirilmez.
    • Üzerinde kazıntı, silinti olanlar, açıkça şüphe doğuran iz ve belirtiler bulunanlar ile değiştirmelerine esas olacak bilgi derlenmemiş olanlardan tereddüt edilenler için aslı ve tercümesi ile Emniyet Genel Müdürlüğünün görüşlerine başvurulur.
  3. Belgesini değiştirenler bir üst sınıf belge almak isterse değiştirme işlemi yapılmadan uygulamalı sınavlara alınırlar. Ancak bunlardan; C, D ve E sınıfı belge almak isteyenlerden 22 yaşını bitirmiş olma şartı aranır.
V Kayışına Dikkat:

Yaz aylarında genişleyen V kayışı, özelliğini kaybeder. Kayışı germeniz mümkünse germeli ve kullanmalısınız, aksi takdirde kayışı değiştirmeniz gerekebilir. Çünkü gevşek kayış, şarjı etkiler ve vantilatörün dönüş hızını yavaşlatır. Bu da otomobilin sağlıklı çalışmasını etkileyebilir.

Antifrizi Mutlaka Ölçtürün:

Radyatör sistemindeki suyun donmaması için antifriz kullanılmalıdır. Soğutma sisteminin korozyona karşı korunması için yaz ve kış aylarında kullanılması gereken antifriz, kışın soğutma sisteminin donmasını önler.

Hava Filtresine Bakın:

Kış mevsimine girmeden önce hava filtresini kontrol etmek, temizlemek veya kullanılmayacak durumdaysa değiştirmek önemlidir.

Fiskiyeleri Ayarlayın:
Camı temizlemek için kullanılan fiskiyeler, su içindeki kireç nedeniyle zamanla tıkanabilir. Fiskiyelerin uçlarını bir iğne yardımıyla açabilirsiniz.

Silecekleri Kontrol Edin:
Ön cam sileceklerinin kış koşullarında iyi performans göstermesi için aşındıysa değiştirilmesi gerekebilir. Yazın sıcak hava koşullarında silecekler hızla aşınabilir. Aşınmış silecekleri kolayca kendiniz değiştirebilirsiniz. Bu, yağmurlu ve karlı havalarda görüşünüzü önemli ölçüde artırır.

Lastiklerin Dış Deliklerini Kontrol Edin:
Araç yola tutunurken lastiklerin dış diş derinliği ideal olarak 3 mm olmalıdır. Kışın karlı yollarda kaymamak için lastiklerinizi mutlaka kontrol ettirin.

Elektrik Sistemini Gözden Geçirin:
Kış aylarında havadaki nem arttığı için buji kabloları ve distribütör kapağındaki çatlaklardan nem sızabilir ve aracınız çalışmayabilir. Bu nedenle elektrik sisteminizi kontrol edin.

Periyodik Bakıma Ek Olarak Yağa Dikkat Edin:
Periyodik bakımların yanı sıra kışa girmeden önce motor yağını mutlaka kontrol edilmelidir. Uzun süre kullanılan yağ, motoru koruma özelliğini kaybedebilir.

Silecek Suyunu İhmal Etmeyin:
Alkol içermeyen uygun bir cam silecek sıvısı, cam yıkama sistemini sıfır dereceye kadar donmaktan koruyabilir. Buzlu havalarda camı temizlemek istiyorsanız dikkatli olun.

Otomobil kullanan birçok sürücünün aslında gözlerinin ne kadar bozuk olduğunu bilmediği bir gerçektir. Ehliyet alınırken yapılan göz muayenesinin üzerinden yıllar geçtikten sonra hala aynı netlikte görebiliyor musunuz?

Görme ve Renk Körlüğü Testi

Eğer görme bozukluğunuz olduğuna inanıyorsanız, aşağıdaki bölüm size fikir verebilir. Yapmanız gereken tek şey, monitörünüzün büyüklüğüne ve ekran çözünürlüğüne göre ne kadar uzakta oturmanız gerektiğini belirlemektir. Sonrasında sayıları en üst sıradan en alt sıraya kadar sırayla bir gözünüzü kapatarak okumaya çalışmak. Eğer okuma konusunda zorluk yaşıyorsanız, hemen bir göz doktoruna başvurmanız önemlidir.

Bu ölçüm, herhangi bir doktor muayenesinin yerine geçmez.

Ekran çözünürlüğüne göre bakma uzaklığınız şu şekildedir:

  • 640x480 çözünürlük için yaklaşık 2,5 metre,
  • 800x600 çözünürlük için yaklaşık 2 metre,
  • 1024x768 çözünürlük için yaklaşık 1,5 metre olmalıdır.
RENK KÖRLÜĞÜ:

Yapmanız gereken şey, sol taraftaki X başlangıç noktasından bir kalem veya parmağınız yardımıyla başlayarak mouse ile veya parmağınızla turuncu noktaları takip ederek sağ taraftaki X noktasına ulaşmaktır. Eğer başka bir yere ulaşıyorsanız veya yolunuzu kaybediyorsanız, hemen bir göz doktoruna başvurmalısınız. Mesafenin önemi yoktur. Bu test, çocuklar ve okuma yazma bilmeyenler için de kullanılabilir.